Genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Nisan 2012 Cuma
Fotoğraf ve Fotoğrafçılık
Fotoğraf, doğada gördüğümüz varlık ve şekilleri, ışık ve bazı kimyasal maddeler yardımıyla ışığa karşı duyarlı hale getirilmiş film, kağıt veya her hangi bir madde üzerine basan fiziksel ve kimyasal bir işlemdir. Kelime Yunanca ışık anlamına gelen "photos" ve yazı anlamına gelen "graphes" kelimelerinden oluşmaktadır. Yani ışıkla yazmak anlamına gelmektedir. Fotoğrafçılık uluslararası bir dildir ve modern hayatta üçüncü bir göz vazifesi görür. Fotoğraf bugünkü gelişme devrinde bir bilim ve diğer bilim kollarının da hiç şüphesiz ki en büyük yardımcısıdır.
Etiketler:
fotoğraf,
fotoğraf makinesi,
fotoğraf üzerine genel bilgiler,
fotoğrafçılık,
Genel,
graphes,
Makale,
photos
1 Kasım 2011 Salı
Mazeretim Var Asabiyim Ben
Gülmüyor yüzüm
Hayat zor oldu
Güller susuz
Kurudu soldu
Tövbe ettim
25 Haziran 2011 Cumartesi
Latince Deyişler
A bove ante, ab asino retro, a stulto undique caveto
Öküzün önünde, eşeğin arkasında, aptalın her tarafında hazırlıklı ol
Ab ovo usque ad mala
Yumurtadan elmalara (Baştan sona anlamında: Romalıların geleneksel yemek sırasından esinlenerek, Horatius, Satir 1.3)
Absentem lædit, qui cum ebrio litigat
Sarhoşla kavga eden, yerinde olmayan birini döver (Publius Syrus, Sentences)
Ab uno disce omnes
Bir şeyden herşeyi öğren (Bir tek örnekle ya da gözlemle çıkarımlarda bulunulabileceği anlatılır, Virgilius,Aeneid)
Abusus non tollit usum
Suistimal düzgün kullanmayı iptal ettirmez.
Ab imo pectore
Kalbin derinliklerinden (dürüstlükle)
A cane non magno saepe tenetur aper
Yabandomuzu hep kendinden küçük köpeklere yem olur
Acta est fabula
Oyun bitti (Caesar Divi Filius Augustus'un son sözleri)
Acta non verba
Hareket, söz değil. (ABD Ticari Deniz Akademisi mottosu)
Ad astra
Yılıdızlara doğru
Ad augusta per angusta
Doruklara doğru dar yollardan (Başarı kolay kazanılmaz)
Adequatio intellectus et rei
Aklın ve gerçeğin uyumu (Gerçekin bir tanımı.)
Ad libitum
Kendi isteğine bağlı olarak
Ad gloriam
Zafer için
Ad impossibilia nemo tenetur
Hiç kimse yapamayacağı şeyler için söz vermemelidir.
Ad majorem Dei gloriam
Tanrı'nın ihtişamlı görkemi için (Haçlıların, Cizvitlerin ve Şikago Üniversitesinin mottosu)
Ad kalendas graecas
Çıkmaz ayın son çarşambası
Ad multos annos !
Nice yıllara!
Ad nauseam
Miğde bulandırana kadar (kabak tadı vermek)
Ad perpetuam memoriam
Sonsuz anısına (Genelde -nın sonsuz anısına olarak kullanılır)
Adversus solem ne loquitor
Güneş aleyhinde konuşma (Açık ve belli şeyleri tartışma)
Ad vitam æternam
Sonsuz bir hayat için
Ad victoriam
Zafere (Daha çok zafer için olarak tercüme edilir, Romalılar savaşta böyle bağırırlardı.)
Ægroto dum anima est, spes est
Hasta nefes aldıkça, umut vardır. (Erasmus, Adages, 2.4.12)
Alea iacta est
Zarlar atıldı. (Jül Sezar)
Alma mater
Süt annesi
A mari usque ad mare
Bir denizden diğer denize
Amantes amentes
Aşık olmak deliliktir.
Amicus certus in re incerta cernitur
Arkadaşlar kötü günde belli olur.
Amor est vitae essentia
Aşk hayatın özüdür.
Amor omnia vincit
Aşk her güçlüğü yener.
Amor patriæ nostra lex
Vatan sevgisi kuralımızdır/yasamızdır
Aquila non capit muscas
Kartallar sinek avlamazlar. (Erasmus, Adages, 3.2.65)
Argumentum baculinum
Sopa argümanı (tehdit ya da güçle ikna etmek) (bkz. Molière, Scapin'in Dolapları)
Ars gratia artis
Sanat için sanat
Ars longa, vita brevis
Sanat uzun, yaşam kısa
Asinus asinum fricat
Eşek eşeğe sürtüyor (birbirlerine aşırı iltifat edenlere söylenir)
Audaces fortuna juvat
Talih cesaret edene güler.
Audemus jura nostra defendere
Hakkımızı aramaya cesaret ediyoruz.
Audere est facere
Cesaret etmek, yapmaktır.
Ave Cæsar, morituri te salutant
Selamlar Sezar, ölecekler seni selamlıyor! (Dövüşten önce gladyatörlerin selamı, bkz. Suétone, Claude, 21)
Avaro omnia desunt, inopi pauca, sapienti nihil
Cimrinin herşeyi, fakirin bazı şeyleri eksiktir, bilgin'in ise hiçbirşeyi eksik değildir.
Barbarus hic ego sum quia non intellegor ulli
Beni burda barbar sayıyorlar, çünkü beni anlamıyorlar.
Bellum omnium contra omnes
Herkesin herkesle savaşı (Thomas Hobbes, devletin doğasını açıklamak için kullanılan kelime grubu)
Bene diagnoscitur, bene curatur
İyi teşhis etmek, iyi tedavi etmektir.
Beneficium accipere libertatem est vendere
Yapılan iyiliği kabul etmek özgürlüğünü satmaktır.
Bonum vinum lætificat cor hominum
İyi şarap, insanı neşelendirir (tam tercümesi kalbini neşelendirir)
Brevitatis causa
Kısaca söyle
Canis sine dentibus vehementius latrat
Dişsiz köpek daha kuvvetli havlar (havlayan köpek ısırmaz)
Carpe diem
Anı yaşa, günü yakala
Casus belli
Savaş nedeni (savaşı tetikleyecek durum)
Causa mortis
Ölüm nedeni
Citius, Altius, Fortius
Daha hızlı, daha yukarı, daha güçlü (olimpik motto)
Coelum non animum mutant qui trans mare currunt
Denizi aşan insanlar ruhlarını değil, (üzerlerindeki) gökyüzünü değiştirirler.
Cogitationis poenam nemo meret
Kimse düşüncesinden dolayı cezayı haketmez.
Cogito ergo sum
Düşünüyorum, o halde varım (Descartes, Felsefenin Prensipleri, 1.7.10)
Corpus delicti
Mağdurun cesedi (bir cinayet işlendiğinde)
Cuiusvis hominis est errare
Yanılmak tüm insanlara özgüdür. (cf. Errare humanum est)
Dabit deus his quoque finem
Bu da geçer. (Vergillius)
De facto
Fiilen
De gustibus et coloribus,non disputandum
Zevkler ve renkler tartışılmaz.
De mortuis nihil nisi bene
Ölüler hakkında yalnızca iyi şeyler konuşulmalıdır.
Decet imperatorem stantem mori
İmparator ayakta ölmelidir.(Vespasien)
Deliriant isti Romani
Bu Romalılar deliler!(Asterix ve Obelix çizgi romanlarında kullanılır.)
Desipere est juris gentium
Ölçüsüzlük insanların hakkıdır.
Dictum meum pactum
Sözüm sözdür.
Disce quasi semper victurus vive quasi cras moriturus
Hep yaşayacakmış gibi öğren,yarın ölecekmiş gibi yaşa.
Docendo disco,scribendo cogito
Öğreterek öğreniyorum,yazarak düşünüyorum.
Dona nobis pacem
Bize barış/huzur ver!
Draco dormiens nunquam titillandus
Uyuyan ejderhaya asla dokunulmaz.(Harry Potter serisindeki Hogwarts Okulu'nun dövizi)
Dulce et decorum est pro patria mori
Vatan için ölmek tatlı ve güzeldir.(Horatius)
Dura lex, sed lex
Kurallar katıdır,ama kuraldır.
E fructu arbor cognoscitur
Ağaçlar meyvelerinden tanınır.
Ego primum tollo,nominor quoniam leo
En büyük parçayı ben alıyorum,çünkü benim adım arslan(Phaedrus)
Errare humanum est
Hata insana mahsustur.
Errare humanum est,perseverare diabolicum
Hata insana mahsustur,ancak hata yapmakta diretmek şeytancadır.
Esse quam videri
Öyle görünmek değil, öyle olmak. (Sallust)
Est quaedam flere voluptas
Ağlamak da bir zevktir.(Ovidius)
Et cætera
Ve diğer şeyler(etc.diye kısaltılır.)
Ex nihilo nihil fit
Hiçlikten hiçlik çıkar. (Lucretius)
Ex oriente lux
Işık doğudan yükselir (Işık'tan kültür kastedilmiştir)
Faber est suae quisque fortunae
Herkes kendi kaderini yazar. (Appius Cladius Caecus)
Fabricando fit faber
Pratik mükemmelleştirir.
Felix qui potuit rerum cognoscere causas
"Şey"lerin derinliklerine inebilenlere ne mutlu! (Virgilius)
Finis coronat opus
Başarı için her yol mubahtır gibi
Flagrante delicto
Suçüstü
Fluctuat nec mergitur
Yalpalar, ama asla batmaz
Fortes fortuna juvat ou Audaces fortuna adiuvat
Şans ancak cesurlara yardım eder.
Fraus latet in generalibus
Genellemeden hata doğar.
Gladius legis custos
Kılıç yasanın koruyucusudur.
Gutta cavat lapidem non vi, sed sæpe cadendo
Suyun taşı delmesi gücünden değil sürekliliğindendir.
Habeas corpus
Vücudun senindir (Hukuk yasası)
Hic et nunc
Burada ve şimdi
Hic et ubique terrarum
Burada ve dünyanın her yerinde
Homines quod volunt credunt
İnsanlar inanmak istediklerine inanırlar.
Homo homini lupus
İnsan insanın kurdudur.
Horribile dictu
Söylemesi korkunç
Id est genus hominum
İşte insan cinsi böyledir (Terentius)
Ignoti nulla cupido
Bilmediğimizi arzulamayız (Ovidius'un dizesi)
In medio tutissimus ibis
Orta yol en güvenlisidir (Ovidius)
In girum imus nocte et consumimur igni
Gecenin içinde dönüyoruz, ateş bizi yutuyor (Lat. sağdan ve soldan okunuşu aynı)
In partibus infidelium
Sadık olmayanların şehrinde
In vino veritas
Gerçek şaraptadır.
Inter arma silent leges
Savaş zamanında yasalar sessiz kalır.
Inter fæces et urinam nascimur
Dışkı ve sidiğin arasından doğarız (Aziz Augustine)
Ipsa scientia potestas est
Bilgi tek başına güçtür (Sir Francis Bacon)
Ira furor brevis est
Kızgınlık kısa deliliktir.
Irritare crabrones
Eşekarılarını rahatsız etmek
Labor omnia vincit improbus
Güçlü bir çalışma/emek herşeyin üstesinden gelinir. (Virgilius)
Lacrimis struit insidias cum femina plorat
Kadın ağlarken, gözyaşlarıyla tuzak hazırlar. (Caton)
Lapsus calami
Kalemin sürçmesi
Lapsus linguæ
Dilin sürçmesi (genelde sadece "lapsüs" olarak kullanılır)
Liberate me ex inferis
Beni cehennemden kurtarın!
Macte animo! Generose puer, sic itur ad astra
Cesaret soylu evlat! Ancak bu şekilde yıldızlara doğru yükselinir.
Mali principii malus finis
Kötü başlayan kötü biter
Manu militari
Silahlı kuvvetlerin yardımıyla (cf. Manus milites)
Margaritas ante porcos
Domuzların önündeki inciler (Sanat eserlerinin cahiller tarafından yorumlanması için kullanılır)
Mater artium necessitas
İcatlar ihtiyaçlardan doğar. (Apuleius)
Mea culpa
Benim hatam!
Memento mori
Ölümlü olduğunu unutma
Memento audere semper
Her zaman cesaret etmeyi/denemeyi unutma.
Memento quia pulvis es
Toz olduğunu unutma
Mendacem memorem esse oportere
Yalancının hafızası güçlü olmalıdır. (Quintilian)
Mens sana in corpore sano
Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. (Juvénal)
Militat omnis amans
Her aşık bir savaşçıdır (Ovidius)
Mors Certa, vita Incerta
Ölüm kesindir,hayat değil.
Mutatis mutandis
Değişmesi gerekeni değiştirerek
Nam et ipsa scientia potestas est
Bilgi Güçtür.
Ne humanis crede
İnsana inanma.
Nemo est liber qui corpori servit
Bedenine hizmet eden kişi özgür olamaz (Sénèque le Jeune)
Nihil est ab omni parte beatum
Her güzelin bir kusuru vardır
Nihil lacrima citius arescit
Hiçbir şey gözyaşından daha hızlı kurumaz.
Nihil novi sub sole
Güneşin altında (yeryüzünde) yeni bir şey yok.
Nil desperandum
Asla vazgeçme.
Nomen est omen
İsim bir işarettir.
Non semper ea sunt quae videntur
"Şey"ler çoğu zaman göründükleri gibi olmazlar.
Non vestimentum virum ornat, sed vir vestimentum
Elbise insanı güzelleştirmez, insan elbiseyi güzelleştirir.
Nondum amabam, et amare amabam
Henüz sevmiyordum, ama sevme isteğiyle yanıp tutuşuyordum.
Nosce te ipsum
Kendini tanı
Nulla dies sine linea
Birşeyler yazmadan geçen gün, gün değildir. (Émile Zola mottosu)
Nulla regula sine exceptione
İstisnasız kural olmaz
Nulla tenaci invia est via
Hiçbir yol aşılmaz değildir.
Nunc aut numquam
Ya şimdi ya hiçbir zaman
Numero deus impare gaudet
Tanrılar tek sayıları sever. (Virgile, Les Bucoliques, VIII, 75)
Obscuris vera involvens
Gizlilik gerçeği örter.
Odi profanum vulgus et arceo
İnsan sürüsünden nefret ediyorum ve uzak duruyorum. (Horatius)
Oculi plus vident quam oculus
Birçok göz, bir gözden daha iyi görür.
Oculos habent et non videbunt
Gözleri var ama göremiyorlar.
Omnes viae Romam ducunt
Bütün yollar Roma'ya çıkar
Omnes vulnerant, ultima necat
Her geçen dakika yaralar, sonuncusu öldürür
Omnia mea mecum porto
Bütün her şeyi yanımda taşıyorum.
Omnia vincit amor
Aşk, her şeye üstün gelir.
Omnibus viis Romam pervenitur
Tüm yollar Roma'ya çıkar.
Omnis homo mendax
Tüm insanlar yalancıdır.
Omnium artium medicina nobilissima est
Tüm sanatlar içinde hekimlik en soylu olandır.
Omnium rerum principia parva sunt
Her şeyin küçük bir başlangıcı vardır.
Optimum medicamentum quies est
En iyi ilaç dinlenmektir.
Orbis Unum
Bir(tek) dünya (bkz. Zorro Efsanesi)
Ordo ab chao
Düzensizlikten doğan düzen
Otium sine litteris mors est
Edebiyatsız geçen zaman ölümcüldür.
Pacem in Terris
Dünyada barış.
Pacta sunt servanda
Antlaşmaya uyulmalıdır.
Parva leves capiunt animos
Küçük şeyler küçük ruhları esir alır. (Ovidius)
Pax melior est quam iustissimum bellum
Barış, en haklı savaştan daha iyidir.
Pecunia non olet
Paranın kokusu yoktur (Vespasien)
Peior est bello timor ipse belli
Savaşın korkusu savaşın kendisinden daha kötüdür.
Per inania regna
Gölgeler imparatorluğunda
Piscis primum a capite foetet
Balık baştan kokar.
Plenus venter non studet libenter
Tok karna eğitim olmaz.
Poeta nascitur, non fit.
Şair olunmaz, doğulur.
Post Tenebras Lux
Karanlıktan aydınlığa
Post mortem nihil est
Ölümden sonra hiçbir şey yok.
Post scriptum (P.S.)
Sonradan yazıldı (ek metin)
Potius sero quam numquam
Hiç olmamaktansa geç olsun.(Geç olsun güç olmasın)
Quae nocent docent
Yaralayan şey öğreticidir.
Qui audet vincit
Cesaret eden kazanır.
Qui dormit non peccat
Uyuyan günah da işlemez.
Qui nescit dissimulare, nescit regnare
(Gerçekleri) Saklamayı bilmeyen yönetmeyi bilemez.
Qui non proficit, deficit
İleri gitmeyen geri kalır.
Qui rogat, non errat
Soru sormak hata değildir.
Qui tacet, consentire videtur
Sessiz kalan onaylıyor demektir.
Qui timide rogat docet negare
Çekinerek isteyen reddi çabuklaştırır.
Quid me nutrit, me destruit
Beni besleyen şey aynı zamanda beni yok ediyor
Quidquid discis, tibi discis
Ne öğrenirsen kendin içindir.
Quidquid latine dictum sit, altum viditur
Latince söylenen kulağa derin gelir.
Quo fata ferunt
Kader nereye götürürse
Quod erat demonstrandum (Q.E.D.)
Tanıtlanması gereken de bu idi (Tanıtlamanın sonunda kullanılır)
Quot capita, tot sententiæ
Var olan insan kadar farklı fikir vardır.
Reddite ergo quae sunt Caesaris, Caesari
Sezar'ın hakkı Sezar'a.
Requiescat in pace (R.I.P.)
Barış (nur) içinde yatsın.
Rigor mortis
Ölüm katılığı (Bütün dillerde adlî tıpta halen kullanılan bir terim)
Roma die uno non aedificata est
Roma bir günde kurulmadı
Sapiens dominabitur astris
Bilge kişi yıldızlara hükmeder.
Sapientia est potentia
Bilgelik güçtür.
Scio me nihil scire
Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.(Socrates)
Semper fidelis
Her zaman sadık
Senatus Populusque Romanus (S.P.Q.R.)
Senato ve Roma Halkı
Sic ad nauseam
Bıkana kadar böyle.
Sic transit gloria mundi
İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.
Silent leges inter arma
Savaş olduğunda kanunlar susar.
Solem lucerna non ostenderent
Güneş fenerle gösterilmez (bariz olaylar için)
Sotto voce
Alçak sesle
Sui generis
Kendine özgü
Summum ius summa inuria.
Ne kadar çok kanun,o kadar az adalet (Cicero)
Sursum corda!
Kalpler yukarı! (cesaretlendirme amacıyla söylenir)
Suum cuique
Herkes hak ettiğini bulur.
Tarde venientibus ossa
Geç kalanlara, kemikler. (Yemeğe geç kalanlar için söylenir.)
Tempus fugit, aeternitas manet
Zaman uçar,sonsuzluk kalır.
Timendi causa est nescire
Korkunun sebebi cehalettir. (Seneca)
Tres faciunt collegium
Topluluk için üç kişi gerekir
Tu quoque mi fili
Sen de mi Brutus? (Shakespeare'den alıntı, Jül Sezar'ın Decimus Junius Brutus'ten yediği darbe ile düşmesi sırasında söylediği düşünülür)
Ubi bene, ibi patria
Neresi güzelse, orası vatandır.
Ubi fumus, ibi ignis
Duman varsa ateş de vardır. (Ateş olmayan yerden duman çıkmaz)
Ultima ratio regum
Kralların son çaresi (Cardinal de Richelieu tarafından silahların üzerine yazdırılmıştır)
Ultra posse nemo obligatur
Kimse yapabileceğinin ötesinde zorlanamaz.
Ulula cum lupis, cum quibus esse cupis
Kurtlarla dolaşan ulumayı öğrenir.
Unum castigabis, centum emendabis
Bir hatanın önüne geçmek yüz tanesini engellemektir.
Uti, non abuti
Kullan ama suistimal etme
Vade mecum
sen
Væ victis!
Yazık yenilenlere! (Brennus, Galya komutanı, Roma'yı aldıktan sonra)
Veni vidi vici
Geldim, gördüm, yendim (Jül Sezar)
Verba volant, scripta manent
Söz uçar, yazı kalır.
Verbatim
Kelimesi kelimesine.
Veritas odium parit
Dürüstlükten nefret doğar.
Veritas odium parit, obsequium amicos
Dürüstlük düşmanları, yalakalık dostları doğurur.
Veritatem dies aperit
Zaman gerçeği açığa çıkarır.
Versus
..e doğru.(İngilizce'de yanlış olarak "karşısında" anlamında kullanılır.kısaltması: vs.)
Vi Veri Veniversum Vivus Vici
Gerçeğin gücü evreni fethettirir.
Video meliora proboque deteriora sequor
İyi yolu görüyor ve takdir ediyorum, ancak kötü yolu seçiyorum. (Ovidius, Dönüşümler ; Médée'ye verilen söz)
Vir prudens non contra ventum mingit
Akıllı adam rüzgara karşı işemez.
Vir sapit qui pauca loquitur
Geçek bilge az konuşandır.
Virtus post nummos
Erdemden önce para
Vulgum pecus
Ortalama/bayağı insanlar
Vulnerant omnes, ultima necat
Her geçen dakika yaralar, sonuncusu öldürür.
Vulpes pilum mutat, non mores
Tilkinin derisi değişir huyu değişmez
Öküzün önünde, eşeğin arkasında, aptalın her tarafında hazırlıklı ol
Ab ovo usque ad mala
Yumurtadan elmalara (Baştan sona anlamında: Romalıların geleneksel yemek sırasından esinlenerek, Horatius, Satir 1.3)
Absentem lædit, qui cum ebrio litigat
Sarhoşla kavga eden, yerinde olmayan birini döver (Publius Syrus, Sentences)
Ab uno disce omnes
Bir şeyden herşeyi öğren (Bir tek örnekle ya da gözlemle çıkarımlarda bulunulabileceği anlatılır, Virgilius,Aeneid)
Abusus non tollit usum
Suistimal düzgün kullanmayı iptal ettirmez.
Ab imo pectore
Kalbin derinliklerinden (dürüstlükle)
A cane non magno saepe tenetur aper
Yabandomuzu hep kendinden küçük köpeklere yem olur
Acta est fabula
Oyun bitti (Caesar Divi Filius Augustus'un son sözleri)
Acta non verba
Hareket, söz değil. (ABD Ticari Deniz Akademisi mottosu)
Ad astra
Yılıdızlara doğru
Ad augusta per angusta
Doruklara doğru dar yollardan (Başarı kolay kazanılmaz)
Adequatio intellectus et rei
Aklın ve gerçeğin uyumu (Gerçekin bir tanımı.)
Ad libitum
Kendi isteğine bağlı olarak
Ad gloriam
Zafer için
Ad impossibilia nemo tenetur
Hiç kimse yapamayacağı şeyler için söz vermemelidir.
Ad majorem Dei gloriam
Tanrı'nın ihtişamlı görkemi için (Haçlıların, Cizvitlerin ve Şikago Üniversitesinin mottosu)
Ad kalendas graecas
Çıkmaz ayın son çarşambası
Ad multos annos !
Nice yıllara!
Ad nauseam
Miğde bulandırana kadar (kabak tadı vermek)
Ad perpetuam memoriam
Sonsuz anısına (Genelde -nın sonsuz anısına olarak kullanılır)
Adversus solem ne loquitor
Güneş aleyhinde konuşma (Açık ve belli şeyleri tartışma)
Ad vitam æternam
Sonsuz bir hayat için
Ad victoriam
Zafere (Daha çok zafer için olarak tercüme edilir, Romalılar savaşta böyle bağırırlardı.)
Ægroto dum anima est, spes est
Hasta nefes aldıkça, umut vardır. (Erasmus, Adages, 2.4.12)
Alea iacta est
Zarlar atıldı. (Jül Sezar)
Alma mater
Süt annesi
A mari usque ad mare
Bir denizden diğer denize
Amantes amentes
Aşık olmak deliliktir.
Amicus certus in re incerta cernitur
Arkadaşlar kötü günde belli olur.
Amor est vitae essentia
Aşk hayatın özüdür.
Amor omnia vincit
Aşk her güçlüğü yener.
Amor patriæ nostra lex
Vatan sevgisi kuralımızdır/yasamızdır
Aquila non capit muscas
Kartallar sinek avlamazlar. (Erasmus, Adages, 3.2.65)
Argumentum baculinum
Sopa argümanı (tehdit ya da güçle ikna etmek) (bkz. Molière, Scapin'in Dolapları)
Ars gratia artis
Sanat için sanat
Ars longa, vita brevis
Sanat uzun, yaşam kısa
Asinus asinum fricat
Eşek eşeğe sürtüyor (birbirlerine aşırı iltifat edenlere söylenir)
Audaces fortuna juvat
Talih cesaret edene güler.
Audemus jura nostra defendere
Hakkımızı aramaya cesaret ediyoruz.
Audere est facere
Cesaret etmek, yapmaktır.
Ave Cæsar, morituri te salutant
Selamlar Sezar, ölecekler seni selamlıyor! (Dövüşten önce gladyatörlerin selamı, bkz. Suétone, Claude, 21)
Avaro omnia desunt, inopi pauca, sapienti nihil
Cimrinin herşeyi, fakirin bazı şeyleri eksiktir, bilgin'in ise hiçbirşeyi eksik değildir.
Barbarus hic ego sum quia non intellegor ulli
Beni burda barbar sayıyorlar, çünkü beni anlamıyorlar.
Bellum omnium contra omnes
Herkesin herkesle savaşı (Thomas Hobbes, devletin doğasını açıklamak için kullanılan kelime grubu)
Bene diagnoscitur, bene curatur
İyi teşhis etmek, iyi tedavi etmektir.
Beneficium accipere libertatem est vendere
Yapılan iyiliği kabul etmek özgürlüğünü satmaktır.
Bonum vinum lætificat cor hominum
İyi şarap, insanı neşelendirir (tam tercümesi kalbini neşelendirir)
Brevitatis causa
Kısaca söyle
Canis sine dentibus vehementius latrat
Dişsiz köpek daha kuvvetli havlar (havlayan köpek ısırmaz)
Carpe diem
Anı yaşa, günü yakala
Casus belli
Savaş nedeni (savaşı tetikleyecek durum)
Causa mortis
Ölüm nedeni
Citius, Altius, Fortius
Daha hızlı, daha yukarı, daha güçlü (olimpik motto)
Coelum non animum mutant qui trans mare currunt
Denizi aşan insanlar ruhlarını değil, (üzerlerindeki) gökyüzünü değiştirirler.
Cogitationis poenam nemo meret
Kimse düşüncesinden dolayı cezayı haketmez.
Cogito ergo sum
Düşünüyorum, o halde varım (Descartes, Felsefenin Prensipleri, 1.7.10)
Corpus delicti
Mağdurun cesedi (bir cinayet işlendiğinde)
Cuiusvis hominis est errare
Yanılmak tüm insanlara özgüdür. (cf. Errare humanum est)
Dabit deus his quoque finem
Bu da geçer. (Vergillius)
De facto
Fiilen
De gustibus et coloribus,non disputandum
Zevkler ve renkler tartışılmaz.
De mortuis nihil nisi bene
Ölüler hakkında yalnızca iyi şeyler konuşulmalıdır.
Decet imperatorem stantem mori
İmparator ayakta ölmelidir.(Vespasien)
Deliriant isti Romani
Bu Romalılar deliler!(Asterix ve Obelix çizgi romanlarında kullanılır.)
Desipere est juris gentium
Ölçüsüzlük insanların hakkıdır.
Dictum meum pactum
Sözüm sözdür.
Disce quasi semper victurus vive quasi cras moriturus
Hep yaşayacakmış gibi öğren,yarın ölecekmiş gibi yaşa.
Docendo disco,scribendo cogito
Öğreterek öğreniyorum,yazarak düşünüyorum.
Dona nobis pacem
Bize barış/huzur ver!
Draco dormiens nunquam titillandus
Uyuyan ejderhaya asla dokunulmaz.(Harry Potter serisindeki Hogwarts Okulu'nun dövizi)
Dulce et decorum est pro patria mori
Vatan için ölmek tatlı ve güzeldir.(Horatius)
Dura lex, sed lex
Kurallar katıdır,ama kuraldır.
E fructu arbor cognoscitur
Ağaçlar meyvelerinden tanınır.
Ego primum tollo,nominor quoniam leo
En büyük parçayı ben alıyorum,çünkü benim adım arslan(Phaedrus)
Errare humanum est
Hata insana mahsustur.
Errare humanum est,perseverare diabolicum
Hata insana mahsustur,ancak hata yapmakta diretmek şeytancadır.
Esse quam videri
Öyle görünmek değil, öyle olmak. (Sallust)
Est quaedam flere voluptas
Ağlamak da bir zevktir.(Ovidius)
Et cætera
Ve diğer şeyler(etc.diye kısaltılır.)
Ex nihilo nihil fit
Hiçlikten hiçlik çıkar. (Lucretius)
Ex oriente lux
Işık doğudan yükselir (Işık'tan kültür kastedilmiştir)
Faber est suae quisque fortunae
Herkes kendi kaderini yazar. (Appius Cladius Caecus)
Fabricando fit faber
Pratik mükemmelleştirir.
Felix qui potuit rerum cognoscere causas
"Şey"lerin derinliklerine inebilenlere ne mutlu! (Virgilius)
Finis coronat opus
Başarı için her yol mubahtır gibi
Flagrante delicto
Suçüstü
Fluctuat nec mergitur
Yalpalar, ama asla batmaz
Fortes fortuna juvat ou Audaces fortuna adiuvat
Şans ancak cesurlara yardım eder.
Fraus latet in generalibus
Genellemeden hata doğar.
Gladius legis custos
Kılıç yasanın koruyucusudur.
Gutta cavat lapidem non vi, sed sæpe cadendo
Suyun taşı delmesi gücünden değil sürekliliğindendir.
Habeas corpus
Vücudun senindir (Hukuk yasası)
Hic et nunc
Burada ve şimdi
Hic et ubique terrarum
Burada ve dünyanın her yerinde
Homines quod volunt credunt
İnsanlar inanmak istediklerine inanırlar.
Homo homini lupus
İnsan insanın kurdudur.
Horribile dictu
Söylemesi korkunç
Id est genus hominum
İşte insan cinsi böyledir (Terentius)
Ignoti nulla cupido
Bilmediğimizi arzulamayız (Ovidius'un dizesi)
In medio tutissimus ibis
Orta yol en güvenlisidir (Ovidius)
In girum imus nocte et consumimur igni
Gecenin içinde dönüyoruz, ateş bizi yutuyor (Lat. sağdan ve soldan okunuşu aynı)
In partibus infidelium
Sadık olmayanların şehrinde
In vino veritas
Gerçek şaraptadır.
Inter arma silent leges
Savaş zamanında yasalar sessiz kalır.
Inter fæces et urinam nascimur
Dışkı ve sidiğin arasından doğarız (Aziz Augustine)
Ipsa scientia potestas est
Bilgi tek başına güçtür (Sir Francis Bacon)
Ira furor brevis est
Kızgınlık kısa deliliktir.
Irritare crabrones
Eşekarılarını rahatsız etmek
Labor omnia vincit improbus
Güçlü bir çalışma/emek herşeyin üstesinden gelinir. (Virgilius)
Lacrimis struit insidias cum femina plorat
Kadın ağlarken, gözyaşlarıyla tuzak hazırlar. (Caton)
Lapsus calami
Kalemin sürçmesi
Lapsus linguæ
Dilin sürçmesi (genelde sadece "lapsüs" olarak kullanılır)
Liberate me ex inferis
Beni cehennemden kurtarın!
Macte animo! Generose puer, sic itur ad astra
Cesaret soylu evlat! Ancak bu şekilde yıldızlara doğru yükselinir.
Mali principii malus finis
Kötü başlayan kötü biter
Manu militari
Silahlı kuvvetlerin yardımıyla (cf. Manus milites)
Margaritas ante porcos
Domuzların önündeki inciler (Sanat eserlerinin cahiller tarafından yorumlanması için kullanılır)
Mater artium necessitas
İcatlar ihtiyaçlardan doğar. (Apuleius)
Mea culpa
Benim hatam!
Memento mori
Ölümlü olduğunu unutma
Memento audere semper
Her zaman cesaret etmeyi/denemeyi unutma.
Memento quia pulvis es
Toz olduğunu unutma
Mendacem memorem esse oportere
Yalancının hafızası güçlü olmalıdır. (Quintilian)
Mens sana in corpore sano
Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. (Juvénal)
Militat omnis amans
Her aşık bir savaşçıdır (Ovidius)
Mors Certa, vita Incerta
Ölüm kesindir,hayat değil.
Mutatis mutandis
Değişmesi gerekeni değiştirerek
Nam et ipsa scientia potestas est
Bilgi Güçtür.
Ne humanis crede
İnsana inanma.
Nemo est liber qui corpori servit
Bedenine hizmet eden kişi özgür olamaz (Sénèque le Jeune)
Nihil est ab omni parte beatum
Her güzelin bir kusuru vardır
Nihil lacrima citius arescit
Hiçbir şey gözyaşından daha hızlı kurumaz.
Nihil novi sub sole
Güneşin altında (yeryüzünde) yeni bir şey yok.
Nil desperandum
Asla vazgeçme.
Nomen est omen
İsim bir işarettir.
Non semper ea sunt quae videntur
"Şey"ler çoğu zaman göründükleri gibi olmazlar.
Non vestimentum virum ornat, sed vir vestimentum
Elbise insanı güzelleştirmez, insan elbiseyi güzelleştirir.
Nondum amabam, et amare amabam
Henüz sevmiyordum, ama sevme isteğiyle yanıp tutuşuyordum.
Nosce te ipsum
Kendini tanı
Nulla dies sine linea
Birşeyler yazmadan geçen gün, gün değildir. (Émile Zola mottosu)
Nulla regula sine exceptione
İstisnasız kural olmaz
Nulla tenaci invia est via
Hiçbir yol aşılmaz değildir.
Nunc aut numquam
Ya şimdi ya hiçbir zaman
Numero deus impare gaudet
Tanrılar tek sayıları sever. (Virgile, Les Bucoliques, VIII, 75)
Obscuris vera involvens
Gizlilik gerçeği örter.
Odi profanum vulgus et arceo
İnsan sürüsünden nefret ediyorum ve uzak duruyorum. (Horatius)
Oculi plus vident quam oculus
Birçok göz, bir gözden daha iyi görür.
Oculos habent et non videbunt
Gözleri var ama göremiyorlar.
Omnes viae Romam ducunt
Bütün yollar Roma'ya çıkar
Omnes vulnerant, ultima necat
Her geçen dakika yaralar, sonuncusu öldürür
Omnia mea mecum porto
Bütün her şeyi yanımda taşıyorum.
Omnia vincit amor
Aşk, her şeye üstün gelir.
Omnibus viis Romam pervenitur
Tüm yollar Roma'ya çıkar.
Omnis homo mendax
Tüm insanlar yalancıdır.
Omnium artium medicina nobilissima est
Tüm sanatlar içinde hekimlik en soylu olandır.
Omnium rerum principia parva sunt
Her şeyin küçük bir başlangıcı vardır.
Optimum medicamentum quies est
En iyi ilaç dinlenmektir.
Orbis Unum
Bir(tek) dünya (bkz. Zorro Efsanesi)
Ordo ab chao
Düzensizlikten doğan düzen
Otium sine litteris mors est
Edebiyatsız geçen zaman ölümcüldür.
Pacem in Terris
Dünyada barış.
Pacta sunt servanda
Antlaşmaya uyulmalıdır.
Parva leves capiunt animos
Küçük şeyler küçük ruhları esir alır. (Ovidius)
Pax melior est quam iustissimum bellum
Barış, en haklı savaştan daha iyidir.
Pecunia non olet
Paranın kokusu yoktur (Vespasien)
Peior est bello timor ipse belli
Savaşın korkusu savaşın kendisinden daha kötüdür.
Per inania regna
Gölgeler imparatorluğunda
Piscis primum a capite foetet
Balık baştan kokar.
Plenus venter non studet libenter
Tok karna eğitim olmaz.
Poeta nascitur, non fit.
Şair olunmaz, doğulur.
Post Tenebras Lux
Karanlıktan aydınlığa
Post mortem nihil est
Ölümden sonra hiçbir şey yok.
Post scriptum (P.S.)
Sonradan yazıldı (ek metin)
Potius sero quam numquam
Hiç olmamaktansa geç olsun.(Geç olsun güç olmasın)
Quae nocent docent
Yaralayan şey öğreticidir.
Qui audet vincit
Cesaret eden kazanır.
Qui dormit non peccat
Uyuyan günah da işlemez.
Qui nescit dissimulare, nescit regnare
(Gerçekleri) Saklamayı bilmeyen yönetmeyi bilemez.
Qui non proficit, deficit
İleri gitmeyen geri kalır.
Qui rogat, non errat
Soru sormak hata değildir.
Qui tacet, consentire videtur
Sessiz kalan onaylıyor demektir.
Qui timide rogat docet negare
Çekinerek isteyen reddi çabuklaştırır.
Quid me nutrit, me destruit
Beni besleyen şey aynı zamanda beni yok ediyor
Quidquid discis, tibi discis
Ne öğrenirsen kendin içindir.
Quidquid latine dictum sit, altum viditur
Latince söylenen kulağa derin gelir.
Quo fata ferunt
Kader nereye götürürse
Quod erat demonstrandum (Q.E.D.)
Tanıtlanması gereken de bu idi (Tanıtlamanın sonunda kullanılır)
Quot capita, tot sententiæ
Var olan insan kadar farklı fikir vardır.
Reddite ergo quae sunt Caesaris, Caesari
Sezar'ın hakkı Sezar'a.
Requiescat in pace (R.I.P.)
Barış (nur) içinde yatsın.
Rigor mortis
Ölüm katılığı (Bütün dillerde adlî tıpta halen kullanılan bir terim)
Roma die uno non aedificata est
Roma bir günde kurulmadı
Sapiens dominabitur astris
Bilge kişi yıldızlara hükmeder.
Sapientia est potentia
Bilgelik güçtür.
Scio me nihil scire
Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.(Socrates)
Semper fidelis
Her zaman sadık
Senatus Populusque Romanus (S.P.Q.R.)
Senato ve Roma Halkı
Sic ad nauseam
Bıkana kadar böyle.
Sic transit gloria mundi
İşte dünyanın ihtişamı böyle geçiyor.
Silent leges inter arma
Savaş olduğunda kanunlar susar.
Solem lucerna non ostenderent
Güneş fenerle gösterilmez (bariz olaylar için)
Sotto voce
Alçak sesle
Sui generis
Kendine özgü
Summum ius summa inuria.
Ne kadar çok kanun,o kadar az adalet (Cicero)
Sursum corda!
Kalpler yukarı! (cesaretlendirme amacıyla söylenir)
Suum cuique
Herkes hak ettiğini bulur.
Tarde venientibus ossa
Geç kalanlara, kemikler. (Yemeğe geç kalanlar için söylenir.)
Tempus fugit, aeternitas manet
Zaman uçar,sonsuzluk kalır.
Timendi causa est nescire
Korkunun sebebi cehalettir. (Seneca)
Tres faciunt collegium
Topluluk için üç kişi gerekir
Tu quoque mi fili
Sen de mi Brutus? (Shakespeare'den alıntı, Jül Sezar'ın Decimus Junius Brutus'ten yediği darbe ile düşmesi sırasında söylediği düşünülür)
Ubi bene, ibi patria
Neresi güzelse, orası vatandır.
Ubi fumus, ibi ignis
Duman varsa ateş de vardır. (Ateş olmayan yerden duman çıkmaz)
Ultima ratio regum
Kralların son çaresi (Cardinal de Richelieu tarafından silahların üzerine yazdırılmıştır)
Ultra posse nemo obligatur
Kimse yapabileceğinin ötesinde zorlanamaz.
Ulula cum lupis, cum quibus esse cupis
Kurtlarla dolaşan ulumayı öğrenir.
Unum castigabis, centum emendabis
Bir hatanın önüne geçmek yüz tanesini engellemektir.
Uti, non abuti
Kullan ama suistimal etme
Vade mecum
sen
Væ victis!
Yazık yenilenlere! (Brennus, Galya komutanı, Roma'yı aldıktan sonra)
Veni vidi vici
Geldim, gördüm, yendim (Jül Sezar)
Verba volant, scripta manent
Söz uçar, yazı kalır.
Verbatim
Kelimesi kelimesine.
Veritas odium parit
Dürüstlükten nefret doğar.
Veritas odium parit, obsequium amicos
Dürüstlük düşmanları, yalakalık dostları doğurur.
Veritatem dies aperit
Zaman gerçeği açığa çıkarır.
Versus
..e doğru.(İngilizce'de yanlış olarak "karşısında" anlamında kullanılır.kısaltması: vs.)
Vi Veri Veniversum Vivus Vici
Gerçeğin gücü evreni fethettirir.
Video meliora proboque deteriora sequor
İyi yolu görüyor ve takdir ediyorum, ancak kötü yolu seçiyorum. (Ovidius, Dönüşümler ; Médée'ye verilen söz)
Vir prudens non contra ventum mingit
Akıllı adam rüzgara karşı işemez.
Vir sapit qui pauca loquitur
Geçek bilge az konuşandır.
Virtus post nummos
Erdemden önce para
Vulgum pecus
Ortalama/bayağı insanlar
Vulnerant omnes, ultima necat
Her geçen dakika yaralar, sonuncusu öldürür.
Vulpes pilum mutat, non mores
Tilkinin derisi değişir huyu değişmez
Etiketler:
essa,
essadarius,
Genel,
latince,
latince deyişler,
veni vidi vici
20 Haziran 2011 Pazartesi
Merhaba dünya!
WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!
20 Aralık 2008 Cumartesi
11111011011
Son 3 gündür sabahları erken kalkabiliyorum, saat 9 gibi. Bu çok iyi oldu kendime ayıracak biraz vaktim oldu sonunda. Bugün mesela Deniz'le sinemaya gittik. Bond'un son filmi Quantum of Solace. Eğlenceli bir filmdi. Biraz geç kaldık ama olsun bence değdi. Filmden önce Deniz'le birlikte muhabbet ettik iyi oldu. Uzun zamandır kandırmaya çalışıyorum Deniz'i. Aslında ben Mustafa'ya gitmek istiyordum ama hareketli bir filmin daha iyi olacağına karar verdik. Mustafa'ya artık Gwenle giderim. Dün gece tam eve merdivenlerden çıkarken elektrik kesildi. İnternete de giremedim. Erken yatmak iyi geldi ama. Cuma, cumartesi izinliyim bizimkileri arayımda 2 gün içmek istiyorum, parada yok anasını satayım. Sokayım parasına nakit avans çekerim gerekirse. Battı balık yan gider. Kirayıda ödeyemiyoruz zaten. Anlamıyorum o kadar para gelip nereye gidiyor. Bu ay özellikle biraz borç temizleyeyim diye hiç para harcamadım ama tık yok. Peki ne kadar umurumda, hiç. Canım sıkılmıyor bu aralar sadece yapacak birşeyler var ama ben yetişemiyorum. Anlayacağın sıkılacak vaktim olmuyor. Peki vakit yetmezken ben ne yapıyorum. Saat 12 den sonra saat 2 ye kadar iş yerinde boş boş oturuyorum. Bugün yine dayanamadım Beşiktaş'a erken geçtim ve Kabalcı'ya uğradım. Şu İstabul'a eldiğimden beri uğramaktan en çok hoşlandığım yerlerden biri. Gittim yine kitap aldım. Oradan acaba hiç kitap lamadan çıkabilecek miyim? Bugün Shakespeare'den Macbeth'i aldım. Shakespeare'in oyunları gerçekten çok özel, sürükleyici ve ilgi çekici. Özellikle yarattığı karakterler dünya tarihinde yer edinmiş ve insanlık üzerinde ciddi etkiler bırakmıştır. Ama üzülerek söylüyorum kitapları çok pahalı. Bu yayıncıları anlamakta imkansız işlerine gelince kitabın ağırlığına göre, gramaj olarak, işlerine gelince de yazarın iyiliğine göre fiyat belirliyorlar. Kısaca kitap fiyatları hep yüksek. Zaten bu sene ilk defa kitap fuarına da gidemedim. Gitsem yine bir servet bırakırdım orada. Bugün ilk defa karnım çok acıktı. Resmen bir kriz geçirdim. Ve yine gittim mal gibi fast food yedim. Birşey yiyeceksin bari gerçek yemek ye. Biraz önce yemekten geldim. Bugün biraz fazla yedim galiba karnım şişti yine. Tam biraz zayıflayacağım diyorum yine gidiyorum yiyorum oooo nasıl olacak bu iş. Oldu, olacakta ben dozu arttırıyorum. Zaten az kaldı. Topu topu 7 kilo verince tamamdır, ondan sonra sadece kas yapmaya çalışacağım. Şöyle baklavalar görünsün değil, mi? Belki kızlar konusunda daha donanımlı olmuş olurum. Fotoğraf çekmek istiyorum onuda yapamıyorum birkaç haftadır. Yarın Birgül'lr buluşabiliriz. Biraz fotoğraf çekerim yarın. Taksim'e daha makine ile çıkmadım. Oraya çıksam zaten hafıza kartı yetmez herhalde. Gün dönecek birazdan bende bugün kafamda yazacak birşey kalmadı. Biliyorsun iyi olduğumda pek yazamam. Neyse bugünlük yetsin.
18 Aralık 2008 Perşembe
11100010011
Bugün biraz geçmişe bakmak istiyorum. Hayatımda çok fazla yeri olmayan ama hatırlayınca şimdi hoşuma giden bir anımı anlatayım sana. Merve'yi belki hatırlarsın. Hatırlamasan bile şimdi ben sana hatırlatacağım. Okulda 3. sınıfın başındayız daha sadece alttan 1 dersim var. Neredeyse hergün okula gidiyorum. Yurtta kalıyorum, o sırada yazın yine Kocamustafapaşa'da Serhat'la kalıyordum. Aramız neden olduğunu bilmediğim bir şekilde biraz bozulmuştu, evden çıkmak ve yurda dönmek zorunda kalmıştım. Tam o zamanlarda bizim yurttaki tayfa da Özcan, Tolga ve Shenerius birlikte eve çıktılar. Benim için çok iyi olmuştu bu. Aktif bir Taksim hayatı olan her öğrencinin bağımsız hücre evleri bulunması gerekir. Bunu her zaman başarmış ve iyi bir şekilde yönetmişimdir. Okulda ilk yıldan arkadaşlarım ki onlar hep yanımdaydı, Osman, Rüstem, Cihan ve Tarık, yurtta hiç yanımdan ayrılmazlardı. Bende Anadolu'nun bağrından kopup gelmiş bu gençleri biraz olsun eğitmeye çalışıyordum. Deneyimlerimi aktarıyordum. Ben o sıralar öğleden sonra Taksim'e çıkar gece saat 4 veya 5 gibi, eğer yapacak birşey bulamamışsam, yurda döner ve hiç erinmeden erken kalkıp okula giderdim. Belki de bu sebepten bana pek inanmazlardı. Ben de olsam bana inanmazdım. Bunları hep Taksim'e çağırırdım gelmezlerdi. Bana inanabilmelerinin tek yolu beni iş başında görmeleriydi. Birgün Osman, Rüstem, Cihan ve yurttan Nuri diye birini daha, birlikte ders bitiminde daha saat 3 olmadan Taksim'e zorla götürdüm. Benim kafaya biraz yakın olan ve içen bir tek Rüstem vardı aralarında, en şevkli olanda oydu zaten. Önce Nevizade'ye götürdüm, orayı zaten biliyorlardı, mekanlar hakkında bilgi verdim gençlere. Oturduk onlar kola falan ben klasik biramı içtik, 1-2 saat oturduk herhalde. Hepimiz açıktık. O sırada Taksim'de amacı karnını doyurmak olan ve parası olmayan herkesin en sevdiği mekan Sofram Pide Salonuna gittik. Tam öğrenci işi ucuz kır pidelerimizi ve ayranlarımızı aldık homini gırtlak yemeye başladık. Biz tam yemeğe başlamıştık ki, içeri kendinden geçmiş bir şekilde üstü başı dağınık bir halde Merve girdi. Kafası o kadar güzeldiki resmen masalara çarparak gidiyordu. Garson çocuğa kendisine çorba ısmarlaması için rica etmeye başladı. Ben Merve'yi birkaç kere Caravan'da görmüştüm ama çok dikkatimi çekmemişti. Her zaman yanında 3-5 tane sap olurdu. Nasıl olduysa bugün tek kalmış ya da biraz erken gelmiş Taksim'e. Masadakilerin ilgisini çekmişti bu güzel kız. Merve hemen hemen benimle aynı boyda belki benden 1-2 santim uzundur. Tam kuyruk sokumuna kadar uzun kıvırcık saçları zaten bir efsanedir. Yuvarlak ve dolgun memelerinin mutlu etmeyeceği erkek yoktur dünyada. Belinin kıvrımı çok net belli olur ve yine yuvarlak ve dik kalçaları onu gören her erkeğin hayalidir. Ben de erkek olmamdan herhalde benide gerçekten etkilemişti. Bizimkilerin yapamıyacağını bildiğim için masada bir iddaa başlattım. Özellikle Rüstem'i kastederek "gidin kıza bir çorba ısmarlayın sizin olsun." dedim. Bana ters ters baktılar. Ben de kızı bildiğimi eğer gidip bir çorba ısmarlarlarsa onlarla takılacağını birlikte bara gidebileceklerini ve artık ondan sorasının da onlara kaldığını belirttim. Aynen beklediğim gibi masadan kimse kalmadı, kısaca bana gün doğdu. Beklediğim gibi o zaman sen niye yapmıyorsun dediler. Bende hep böyle durumlar olduğunu ve faydalandığımı mühim olanın onların da faydalanabilmesi olduğunu anlatmaya çalıştım. Neyse en sonunda onların gitmeyeceği netleşti. Bu arada Merve'de kendisine bir çorba ısmarlayacak beyaz atlı prensini bekliyordu, artık bu bana acı veren duruma daha fazla dayanamadım. Yanına gittim, masaya yanına oturdum, herkes bana bakıyordu, "sana yiyecek birşeyler ısmarlayayım." dedim. Şöyle bir baktı ne isteyebileceğini sordu ne istersen iste dedim çatlayana kadar yiyebilirsin, nasıl olsa Sofram'daydık. Bir çorba içti belliki acıkmıştı, bir de kır pidesi yedi. Bana mutlu bir şekilde teşekkür etti. Bende bizimkilerin bana nasıl baktığını görerek bombayı patlattım. İstersen bizimle gel birlikte birşeyler içeriz dedim. Ve bizimkileri gösterdim. Şöyle bir baktı ve ikimiz birbirimizi çok iyi anladık. Çok güzel bir gülüşü vardı, bu evet demekti. Hepsini yanımda Merve olmasın rağmen Kemancı'ya götürdüm. Aslında çok sevmezler öyle müziği ama canlı müzik olunca güzel oluyor. Merve kafa olarak o kadar uçmuştu ki, birşeyler konuşmamız imkansızdı. Bende boş laf yerine onun o dolgun kırmızı ve makyajsız dudaklarından öptüm, arada 2-3 bira geçmişti tabi. Ortam ilk başta bizimkileri çarpmış ama sonra hoşlarına gitmiş dans, falan yerlerinde duramıyorlardı. Alt Kemancı'da sahnenin hemen arkasında çok güzel sote masalar bulunurdu. Erken gittiğimiz için birini kapabilmiştik. Biz Merve ile orada oturuyorduk. Bizimkiler saat 12-1 gibi sadece tepişmiş olmalarına rağmen yurda gideceklerini söylediler, ben caydırmaya çalıştım ama pek niyetlide değildim. Merve'ye biz ne yapacağız diye sordum. Hala kendinden geçmiş bir hali vardı ama birden canlandı ve bir bira daha içelim bana gideriz dedi. Bu güzel haberdi, şimdi birde ev aramak zorunda kalmayacaktım. Biralarımızı içtik ve çıktık benim kafamda güzel olmuştu ama ilginç bir şekilde Merve bayağı ayılmıştı. Evi İstiklal'in alt tarafında Galatasaray Lisesi'nin sağından aşağı inişte yine sağ taraftaydı. Eve ulaştık evde Merve kadar güzel olmayan bir ev arkadaşı vardı. Merve bize bir neskafe yaptı, bu bölümde biraz şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Bunları beklemiyordum. Ev derli topluydu bir öğrenci evinden beklenmeyecek kadar. Onun odasına geçtik biraz boş sohbetten sonra. Sabah, ne zaman çok içsem olduğu gibi, erken kalktım. Yanımda belkide dünyanın en saf güzelliği masum bir şekilde yatıyordu. Nasıl kalkabilirdim ki. Biraz düşünceler daldım. En çok sinirimi bozan belki bir daha hiç onunla birlikte olamayacak olmamdı. Ne kötü biri o anda bana sorsa Merve ile evlenir ve o benden ayrılmadıkça da onunla yaşardım. Gerçek olmayacağını bildiğim için öyle düşünüyordum muhtemelen. Ben böyle boş boş düşünürken o da uyandı. Çok tatlı bir şekilde "Günaydın" dedi. Beni öptü ve sordu "yapmak istediğin birşey var mı?". Oho o kadar çok şey vardı ki. Bende şansımı zorlayım dedim ve onunla banyo yapmak istediğimi söyledim. Çok hoşuna gitti, yüzüne muhteşem bir gülücük yayıldı ve ufak bir buse kondurdu dudaklarıma. Birlikte güzel bir kahvaltı yaptık, ben çıkıp börek almıştım, oda çay koymuş. Gündüz gözüyle Merve, hala bile keşke görmeseydim dediğim bir güzellik. Biraz sohbet ettik, çıkalım dedim, bana biraz tembellik yapmak istediğini ve bu tembelliği benimle yapmak istediğini söyledi. Acaba beni ne kadar mutlu ettiğini biliyor muydu yoksa beni de etrafındaki diğer lavuklarla bir mi görüyordu? Bunu hep merak etmişimdir. Tam 3 gün sadece yiyecek birşeyler almak dışında ben dışarı çıktım ve çok güzel ve tembel 3 gün geçirdik. Sağolsun diğer hatunda evi bize bırakmıştı. Hoş günlerdi. En sonunda Aydın ben çıkacağım dedi. Bu artık git demekti. Birden benimde gitmem gerektiğini söyledim. Çıktım kapıdan son kez öptüm o güzel ve dolgun dudakları. İstiklal'de öyle kırgın biraz ama mutlu bir şekilde yürüyordum. Yurda geçtim oradan. En sonunda telefonumu açtım yüz tane cevapsız 20 tanede mesaj vardı, aranıyor olmak hoşuma gitti biran. Yurtta odama gittim elibselerimi değiştirdim. Birşeyler yeyip Cerrahpaşa'ya arkadaşların eve geçecektim. Yemekte bizimkiler beni gördü, hemen yanıma geldiler. Herşeyi öğrenmek istiyorlardı ama herşeyi sadece ben ve Merve bilebiliriz. Sadece gurulu bir şekilde 3 gündür Merve'de kaldığımı söyledim, gerisini anlamak için alim olmaya gerke yok herhalde. Bu da öyle bir hatıra olarak kaldı. Peki bu hikaye burada bitti mi? Sanmıyorum. Asıl ilginç olan kısmı şimdi başlıyor. Gel zaman git zaman Caravan'da, Arka Sokak'ta Merveyle göz göze geldik ama o beni bende onu tanımadık. O sene baharda uzun süredir bir kız arkadaşım olmamıştı. Artık Özcan bile benimle dalga geçiyordu. Özcan bile derken Özcan 25 yaşına kadar bakir kalan bir arkadaşımızdır. Beni zorla Caravan'a götürdü, param yoktu. Bir bira ısmarladı, 2 oldu derken, yine içtik. Sonra Serdar bize bir şişe bol votkalı Sex on the Beach ısmarladı. Kafam bir milyon oldu. O sırada mekanda ön tarafta tek başına bir hatun oturuyordu. Tuba namı değer E.T. Niye diye sormayın. Gittim onu kaldırdım. Birlikte Marmara Büfe'de birşeyler yedik ondan sonra Anadolu yakasında yaptığımız uzun bir yolculuktan sonra Tuba'nın evine gittik ve kısaca birlikte olduk. O hafta sırf beni arkadaşlarına göstermek için Katharsis'e götürdü ki ben orayı pek sevmiyordum. Hadi Tuba beni kiminle tanıştırdı hem de en iyi arkadşım diye? Merve'yle. Merve'ye çok arzulu bir şekilde sarıldım ve kulağına onu istediğimi ve özlediğimi söyledim, ayrıldık. Yine kafası çok iyiydi. Duydu mu, duymadı mı bilmiyorum ama o sarılmadan sonra ben Tuba'dan fırçayı yedim. Zaten yine görüşemedik. Ben ertesi gün Tuba'dan ayrıldım. Bu hadisenin üzerinden 1 ay ya geçti ya geçmedi. Özcan beni aradı, yurttaydım. Taksim'e gel birlikte takılacağız dedi. Zor geldi gitmedim. Ertesi gün Cerrahpaşa'ya gittim. Özcan bana ne dese beğenirsin. Dün gece Merve'de onlarla birlikteymi hatta gecede Özcanlar'da uyumuş. Valla Özcan bu durumdan beni haberdar etmemesinin cezasını hala bile çekmektedir. Bu kadar uzun bir zaman geçmiş olmasına rağmen unutmadığım ve ilerleyen zamanda da unutamayacağım bir hatun. Sen de hatırladın herhalde. Bak o günler ne güzelmiş ya. Geçmişi bazen hatırlamak beni mutlu ediyor.
17 Aralık 2008 Çarşamba
Bugün Metal Müzik İçin Ne Yaptın?
Aslında bugün değil bu ay diye sormalıydım galiba. Metak müzik için ne yapılabilir ki eğer müzisyen değilsen. Herhalde dinleyebilirsin. Bugün kardeşim kaldırdı beni ve uyanabilmem için müziği açayım mı diye sordu. Ben nedense hayır dedim. Yarım saat sonra kalkıp ilk işim bilgisayarı açmak ve müzik dinlemekti. Ama bu aralar dinlediğim birkaç şarkı var; MFÖ'den Mazeretim Var Asabiyim Ben, Iced Earth'ten I Die For You, Guns N'Roses'dan Don't Cry, Manowar'dan Master of the Wind ve Metallica'dan Nothing Else Matters. Pek sert gelmedi bana. Bu aralar bunları dinliyorum, sakinleştiriyor beni. Bugün yine de metal müzik adına Cradle of Filth diskografisini buldum ve indirmek için sık kullanılanlarıma ekledim. Bir ara indiririm artık. Yaklaşık olarak 80 gb metal müzik bulunuyor sabit diskimde daha ne olsun. Uzun süredir Dorock'a da gitmiyorum, kafa sallamıyorum. Durum çok vahim. Bak çok canım sıkıldı şimdi bu hafta cuma cumartesi izinliyim bizimkilere söyleyimde Taksim'e çıkalım. Geçen Taksim'deydim ne güzel hatunlar varmış ya. Çıkmayalı unutmuşuz valla. Bir süre düzenli gidebilsem mekanlara bize de birşeyler düşer herhalde. Özcan bile hatun yapmış, biz böyle abaza abaza gezelim. Kendimden utanıyorum valla. Peki bunun metal müzikle ne alakası var. Özcan metalci ya o bakımdan. Gitsem 2 bira atsam buz gibi saat 11-12 gibi kafam güzel olur kafa sallamaya başlayınca ooo değmeyin keyfime, özlemişim valla. Mehmet bu aralar iyi değil, o iyi olsaydı zorla götürürdü beni. Neydi o günler be. Kısacası bugün metal müzik için birşey yapmamışım. Ama ilerleyen dönem böyle olmayacak. Bir ihtimal işten daha erken çıkabilirim o zaman direk Taksim'e. Benim doğal yaşam ortamım Taksim. O olmayınca hayatımda hareket olmuyor, hatun olmuyor, arkadaşlarım olmuyor, sen neymişsin be abi.
14 Kasım 2008 Cuma
10100011111
Bugün kendimi çok daha iyi hissediyorum. Sabah nispeten de olsa erken kalktım. Güzel bir gün oldu benim için. Spora gelmem beni çok rahatlattı. Enerjimi ve sinirimi koşu bandında bıraktım, en azından bir kısmını. Hayatıma dair yine ufak ama eğlenceli değişiklikler yaptım. Bugün okuduğum bazı yazılarda çok hoşuma gitti ve bana yaradığını düşünüyorum. Ama 5. gün beni biraz zorluyor hele yarın hiç gelmek istemiyorum, yapacak birşey yok. Sabırsızlıkla haftasonunu bekliyorum ama birşey yapacağımdan değil belki biraz dinlenebilirim diye. Yarın kafam güzel olursa sana muhteşem bir öykü yazacağım. Konusunu merak mı ediyorsun? O zaman biraz daha merak et. Eğer annem beni yarın erken kaldırabilirse belki birkaç küçük işimi halledebilirim. Uzun zamandır erken kalkamıyorum. Bunun sebebi herhalde kafamın yorgunluğu. Kafamı dinlendirmenin birkaç yolu var. Bunlar içki içmek, bir hatunla birlikte olmak, arkadaşlarla birlikte olmak, sinemaya gitmek bir de pek tercih etmiyorum ama dışarıda yemeğe gitmek. Ben bu haftasonu hatun yapmak dışındaki, tabi ne olacağı belli olmaz, yöntemleri deneyeceğim. Umarım işe yarar. Biliyorsun benim iznimde gerçek anlamda dinlenebilmem için aktif olmam gerekiyor. Bu haftasonuda böyle olacak herhalde. Tek temennim havanında biraz daha güzel olması. Şu anda arkadaşlar beni inanılmaz sinirli ve yine konuşmayan biri gibi görüyorlar ama içimde uyanan ejderden haberleri yok. Beni en çok motive eden bu dönemde öncelikle zayıflamam, çünkü uzun zamandır başarabildiğim tek şey, daha sonrada her zaman ki yaşam felsefem yarın değil 5 dakika sonra ne olacağını biliyor musun, o zaman ona göre yaşa. İşte bunu seviyorum. Bir güzel beni reddedebilir, hatta on güzel de beni reddedebilir ama biri evet demesi benim için yeterli. Ben bunun için yaşıyorum. Bugüne kadar tek sinir olduğum şey benim kendisinden hoşlandığımı söylediğim hiçbir hatunun bana evet dememesi. Ama olmadık pozisyonlarda belki de hiç aklımda yokken ne kızlarla birlikte oldum. Bazen kendiliklerinden kucağıma düştüler. Şu son 3 yıla kadar kız arkadaşı konusunda hiç sorun yaşamamıştım. Bunu da aslında aldığım aşırı kilolara ve iğrenç depresif, agresif halime yoruyordum. Eeee şimdi artık biraz agresiflik olsada ne depresifim ne de şişmanım. O zaman nerede kalmıştık. İnsanın özellikle kendini herşeye hazır hissetmesi çok güzel bir duygu. Şu anda aynı 3 yıl önce olduğu gibi her an herşeye hazırım. Çok daha aktif olmak istiyorum bu seferde etrafımdaki etkenler, özellikle de para, bana engel olmaya çalışıyor. Peki ben buna izin verir miyim? Asla. Şimdi ilk amacaım kafamı biraz toplayıp yeni bir düşünce ve beyni mi tazeleme sürecine girmek. İnanıyorum ki bu sürecin sonunda zaten bazı şeyler kendiliğinden düzelecek ve ben yine adımla özdeş yine aydın ve güleç bir insan olacağım. Biraz megolomanca gelebilir ama ismimi çok seviyorum. Babam sanki beni tarif etmiş. Etrafımda ki insanlar beni farklı ortamlarda pek görmedikleri için beni pek tanımıyorlar. Aslında bilinmeyen olmak hoşuma gidiyor ama sürekli değil. Mesela beni tanıyan arkadaşlarım bana karşı çok daha dürüst olabiliyorlar çünkü benim için ne kadar önemli olduğunu biliyorlar. Ama mesela geçen teklif ettiğim hatun bana karşı hiç dürüst davranmadığını düşünüyorum. Belki de korkmuştur. Yani benim en çok canımı sıkan acaba neden hayır. Öğrenebilirsem hani kötü bir huyum varsa veya yanlış bir hareketim olduysa düzeltebilirim. Hep aynı klişe "seni arkadaşım olarak görmek istiyorum." galiba yine kendimi geriyorum. Bu konudan hemen kaçalım. Sizin orada havalar nasıl? Ne diyeceğimide bilemiyorum. Yarının nedense daha güzel birgün olacağını düşünüyorum. Çünkü bundan sonra eğer o kadar yaşayabilirsem ertesi günler hep bir öncekinden daha iyi olacak. Aslına bakarsan çok fazlada yaşamak istemiyorum hani. Hatırlıyorumda biz lisedeyken Türkiye çöl oluyor diyorlardı da hadi oradan diyorduk. Neymiş efendim 10 yıl sonra, bu arada sene 1998, Konya ovası çöl olacak, su kaynakları ciddi derece de azalacak. Bunların olabileceğini hiç aklıma getirmemiştim çünkü birileri sürekli çalışıyordu zor durumu düzeltebilmek için. Ne yazık ki insanlar gerçeği söylüyorlarmış biz daha çocukmuşuz. Şimdi bakıyorum da dünyayı kurtarmak için çalışanlardan çok daha fazla onu yok etmeyenlere çalışanlar var. Bak senin yüzünden yine karamsar olmaya başladım. Sürekli seni suçluyorum ama kızma sen varsın diye ben bu kadar rahatım. Bugünlük de bu kadar yeter. Yarını sabırsızlıkla bekliyorum.
12 Kasım 2008 Çarşamba
10010111011
Başlık nasıl ama, yeni aklıma geldi. Biraz düşün belki bulursun. Dün çok iyi oldu bundan sonra sürekli birlikteyiz. Hatta yazmış olduğum şiirleri de seninle paylaşacağım. O kadar doluyum ki inanamazsın. Bu sefer ilişkimiz kesinlikle uzun sürecek. Neler var bende neler? Bugün çok sinirliyim fakat inanıyorum ki bu yazının sonunda yine rahatlayacağım. Bugün sana spor maceramı anlatacağım. Günlerden 17 Nisan 2008 tam 26 yaşıma girdim ve 103 kiloya ulaştım. Birşeyler yapmam gerekiyordu böyle yaşayamayacağımı biliyordum ve bir anda aydınlandım. Bu tarih itibariyle hiçbir katı besin yememeye ve bir süre sonra spor yapmaya başlayacağıma dair kendimi yönlendirdim. Aydınlandım diyorum çünkü bilirsin ben obezim ve doyamıyorum. Ne kadar yersem yeyim birşey değişmiyordu. Bende işte tam bunu farkettim; yani ha bir dilim börek yeyip doymamışım ha bir tepsi börek yeyip doymamışım benim için aynı şey diye düşündüm. Bunun üzerine birşey yememeye karar verdim. İlk 3-4 hafta sadece yemek yemeyerek, ama meyve suyu içtim, 7-8 kilo vermeyi başardım. Biraz kendime geldim, silkelendim ve fazlalıkları atmaya başladım. Spor yapmam gerektiğini biliyordum. Çok zor gelmesine rağmen iş yerindeki beleş spor salonunun nimetlerinden faydalanmaya başladım. Hergün 13:30 gibi evden çıkıyorum, önce Taksim otobüsüne biniyorum ardından metroya ve en son 4 Levent'ten tekrar otobüse binit yaklaşık olarak bir buçuk saatte iş yerinde oluyorum. Hemen spor salonuna iniyorum ve spora başlıyorum. İlk başlarda yürürken bile zorlanıyordum, şimdiyse hergün 12000-13000 metre arası koşuyorum. Her sabah kalkıp spor yapmak, hala bile, çok zor geliyor ama yapacak birşey yok. Kalkıp geliyorum. Hayatımda son dönemde en önemli ve olumlu değişim bu oldu. Zayıflamak ne güzel şeymiş. Şu anda 76 kilodayım tam 27 kilo verdim. Düşünebiliyor musun, dile kolay içimden bir de çocuk çıktı neredeyse. İşin asıl güzel tarafıda bu kadar kısa sürede böyle zayıflarken hem form tuttum hem de vücudumda fit oldu. Şu anda öyle bir vücut yaptım ki. Şimdi ilk hedefim 70 kilo altına düşmek zaten fazla birşey kalmadı ardından vücut geliştirme yapacağım. Kasları şişireceğim anlayacağın. Mükemmel vücuda oynuyorum. Bakalım daha en az 2 ay gibi ibr süre gerekecek galiba. Varya bunları yazarken bile kendime inanamıyorum. Değişmek işte böyle birşey çevremdeki insanlarla ilişkilerim bile değişti. Dünkü konuya bugün girmek istemiyorum. Arkadaşlarım Tolga, Özcan, Mustafa, Bahadır hiç biri inanamadı, hepsi ufak çaplı şok geçirdiler. Artık dışarıda göğsümü gere gere geziyorum. Tam 26 yıl sonra ilk defa Gwen'den bile daha zayıfım. Elbise özellikle almıyorum nasıl olsa yine üzerime olmayacak. Bir dolap dolusu kıyafet hiçbiri olmuyor. İş yerine giderken giydiğim gömlekler bile çuval gibi oluyor. İki tane takım elbisem şimdi kessen bana 5 tane takım çıkar. Çok komik. Gwen'e olmayan pantolonlar veya tişörtler bana oluyor. Sürekli dalga geçiyorum keratayla. Eski elbiselerimin bir kısmını atım bir kısmınıda babama ve ihtiyacı olan birilerine verdim. Her anlamda hafifliyorum yani. Bu dönem güzel günler benim ve keyfini çıkarmaya çalışıyorum. Şimdi kitap okumaya da başladım yine Yaşar Kemal'in Deniz Küstü'yü okuyorum. Zaten seninle olmamdan yazdığım bölümünü kendin çıkarmışsındır. Kendi sitemi aldım ve yapmaya başladım biraz geç oldu ama olsun. Geç olsun da güç olmasın diyeceğim ama ne zor işmiş site yapmak bilgisayarı yeniden keşfediyorum sanki. Şu berbat iş yüzünde kendime ve bilgisayara fazla vakit ayıramıyorum o biraz canımı sıkıyor. Birde en önemlisi bu sene artık okulu bitirmem gerekiyor. Umarım bu hafta itibariyle ders çalışmaya başlayacağım. Haftasonu Birgül'le görüşüp kitabımı alayım kendisinden belki bir faydası dokunur. Bugün ev sahibim geldi ben uyuyormuş gibi yaparken kirayı ödememişiz bunu öğrendim ve biraz da rahatsız oldum. Canım sıkıldı yine. Tam birşeyler olacak hadi iyi gidiyor derken başka bir dert tam onu alt ediyorsun bu sefer yenisi. Ondan sonra Aydın niye sinirlisin niye kötümsersin ben ne kötümserim ne de hayalperest ben gerçekçiyim. Hayat bu kadar kötüyken ne dememi bekliyorsun. Bak yine sinirlenmeye başladım. Neyse bunu geçiyorum farklı bir konu açalım. Son dönemde kendimi bilgisayar olayında bayağı geliştirdim ve de devam ediyorum. Bazı eski arkadaşlarımla iletişime geçmeye başladım. Mesela 70 kilonun altına düştüğümde ilk işim Hikmet'i ziyaret etmek olacak. Bakalım ne yapacak. Bizim Sercan varya onu da evlendirdik uzun zaman oldu Serkan Sucu'da evlendi. Kuzenide evlendirdik. Herkes evleniyor ama benim hiç niyetim yok valla. Yaşımız şaka maka 26 oldu herkes artık bize farklı bakıyor öğrenciyim demek bile biraz tuhaf geliyor. Aslında ben hiçte kendimi büyümüş ve farklılaşmış olarak görmüyorum ama çevre öyle demiyor. Çevre derken etrafımda ki asalak insanları kastetmiyorum. Ben gerçek çevreyi yani doğayı kastediyorum. Ne zaman askere gidip ne zaman gelip ne halt edeceğim bilmiyorum. Sanki 20 yaşındaymışım gibi davranıyorum. Askere gideyim beni adam ederler orada. Yarın gelip spora kaldığım yerden devam edeyim 2 gündür gelmiyordum da. Spor yapmam lazım bu sinir ve enerji fazlası başka türlü atamam üzerimden. Koşmanın en güzel taraflarından biride aklında çok fazla şey varken nasıl ve ne kadar koştuğunu anlamıyorsun. Koşu bittiğinde öyle yorulmuş oluyorsun ki hiç kızamıyorsun veya tüketecek enerji kalmadığı için birşey yapamıyorsun. Bu da benim işime geliyor. Bu spor yapmaya başladığımdan beri bende ne enerji varmış be koş koş bitmiyor artık bacaklarımın acısından durmak zorunda kalıyorum. Artık tek istediğim şey bir ilişki. Dayanamıyorum 3 yıldan fazla oldu hala elime kadın eli değmedi buna ne yapacağımı bilmiyorum çok kötüyüm. Her ne kadar bu konda konuşmak istemesemde aklımdan çıkmıyor bir türlü. Hadi önceden şişmandık ya şimdi, şimdi ne sorun var ha. Canım çok sıkkın bugün daha fazla yazabileceğimi sanmıyorum. Kendime gelirim diyordum ama olmadı gerçekten çok kötüyüm. Bugünlük idare ediver beni. Yarın umarım daha güzel bir sohbet olur.
11 Kasım 2008 Salı
Başlıyoruz
Tek gerçek dostum benim görüşmeyeli çok oldu. Doğruyu söylemek gerekirse seni çok özledim. Uzun zamandır yazmıyorum, anlatacağım o kadar çok şey varki ama benden kronoloji bekleme çünkü biraz yoğunlaştığım bir dönemdeyim. Öncelikle sana müjdeli bir haber vereceğim. Hani bir ara çığrından çıkmış bir şekilde kilo alıyordum ya 103 kiloya kadar ulaştım. İnanabiliyor musun, ben inanamadım. Uzun bir süre öyle kaldım ve farkettim ki ben öyle yaşayamayacağım. Ayrıca kızlarda o halimden çok hoşlanmıyorlardı. Neler oldu neler anlat, anlat bitmez. Hemen hemen 7 ay önce spor yapmaya karar verdim, aslında zayıflamaya, o günden beri spor yapıyorum ve kendime dikkat ediyorum. Peki sonucu merak etmiyor musun? Söyleyim şimdi 76 kiloyum ve hiç olmadığım kadar zayıfım acayip fit oldum kısacası. Aslında seninle tekrar buluşmamaızın asıl sebebi biraz kafam karışık. Seninle görüşünce rahatlıyorum biliyorsun. Tüm sinirimi ve stresimi aldığın gibi birde zihnimi açıyorsun. Bu zayıflama harekatın başlayıp ilerleme kaydettikçe tabi insanın kendine güvenide artıyor. Bende bunun üzerine hani güzel bir ilişkiye girebileceğimi düşünüp etrafımdaki hoş hatunlarla temasa geçmeye başladım. Anlayacağın üzerimdeki ölü toprağını, uğursuzluğu ve laneti attım. Ben en azından öyle sanıyorum. 4-5 ay önce Deniz adında güzel bir kızdan zaten hoşlanıyordum ve bir şekilde iletişime geçmeye başladım, çalıştım. Aramızda birşeyler oluyordu herhalde ben en azından öyle olduğunu düşünüyorum. Fakat 3 hafta kadar önce yine iş yerinde öyle oturmuş arkadaşlarla sohbet ederken yanımda oturan başka hoş bir kız bu sefer ismini paylaşmayacağım, kızma ama, öyle bir anda bana döndü ve "Midnight Mid Train" diye ....... bir filmin vizyona girdiğini ve izlemek istediğini öyle bir söyledi ki ben bir anda büyülendim ve gerçekten, ben aşka inanmıyorum ama eğer varsa, aşkı hissettim. Gerçekten ufak çaplı bir şok yaşadım. Birden bir insan bu kadar güzel ve çekici gözükebilir mi? Mümkünse gözükmesin. Kendimi kaybettim, heyecanlandım. Ne yapacağımı bilemedim. Ben halimden memnundum, ne güzel Denizle birlikte olacaktım, herşey yolundaydı. Ne oldu, niye böyle oldu? Anlatmak çok zor dostum çünkü bende doğru kelimeleri veya cümleleri bulamıyorum. Sence ne yapmış olabilirim. Evet bir anda değişiklik ve yeni ilişki adayım O oldu. O'nunla konuşurken kendimden geçiyordum. Sürekli bir mutluluk hali sanki rüyalarımdaki kişi. Hani filmlerde olur ya aranan kadın. 2 hafta boyunca güzel bir arkadaşlığımız oldu biliyorsun ben hep
korkak ve heyecanlı bir insan olmuşumdur. Dayanamadım ve O'nun çok yoğun ve kötü olduğu bir dönemde hemde birlikte daha hiçbir şey yaşamamışken gittim direk "senden hoşlanıyorum." dedim. O'da aslında beklemediğim kadar umutlandırıcı konuştu benimle ve bana biraz düşünmek istediğini ve zamana ihtiyacı olduğunu söyledi. İnanır mısın çok uzun zamandır bu son 1 hafta boyunca yaşadığım şevki... ne diyeceğimi bilemedim hala etkisindeyim sen düşün artık. Cuma günü yıllık izne çıkacağı için ona güzel bir veda mektubu yazdım belki olumlu cevabıda alırım diye. Aldığım cevap tabi ki genelde olduğu gibi olumsuzdu. İnsan böyle duygular hissettiği bir kadınla nasıl arkadaşlık yapabilir ki. Benden arkadaşı olarak kalmamı istedi. Ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilemedim, hala da bilmiyorum. 3-4 gündür ne uyuabiliyorum ne de yataktan kalkabiliyorum, aklımda milyonlarca düşünce artık yoğunluktan arada sistem çöküyor. Bir ara kendimi cidden kaybettim ve eski berbat lanetli günlerime dönmeyi bile düşündüm. Bu hayır cevabı niye her defasında bu kadar yıkıcı oluyor. O'nu msnden sırf kendisi rahatsız olmasın diye sildim. Şu anda kafam inanılmaz dağınık bu hafta hiç sporada gitmedim. Sağolsun Gwen de bilgisayara virüs bulaştırmış internete de giremiyorum. heeeyyyyyyyyyyyt çok kötüyüm ulennnnn. Neyse şimdi önüme bakmaya çalışıyorum. Denizle ilişkime kaldığım yerden devam etmeye çalışacağım şimdi. Bununla ilgili çalışmalarıma başladım. Bu sefer sıfırdan başlamıyorum en azından. Mesela bir aksilik olmazsa bu hafta birlikte sinemaya gideceğiz. Ama kafamı toplayamıyorum. Sürekli aklıma geliyor, O'nu unutamıyorum. Allahtan yıllık izne gitti belki 2 haftada kafamı biraz toplarım. O kadar uzun süredir bir ilişki yaşamıyorum ki bir kız bana evet dediğinde ne yapacağım benim için bir kabus. Ama sana şunu söyleyebilirim bugün yine kendime geldiğimi hissettim. Bir kız için oturup ağlamayacağıma, çocukluk yapmayacağıma kendimi ikna ettim. Şimdi sanki bu 3 haftalık bence hoş süreci unutup yeniden hayatıma kaldığım yerden devam etmeliyim. Seninle görüşmeyi gerçekten özlemişim ya. İçim rahatladı. Şimdi çok iyi yazamıyorum ama ilerleyen günlerde hem yazılarım düzelir hemde içerikler daha zenginleşir. Seninle bunu zaten daha çok tartışırız. Biraz farklı konulardan konuşalım istersen. Bana inanmayacağını biliyorum ama tam 2 yıl 4 aydır aynı berbat işte çalışıyorum. Okulum 8. sene oldu. Bakalım daha neler var diye düşünüyorum. O kadar çok şey oldu ki seninle görüşmeyeli hepsini toparlamak zor oluyor. Sen zaten beni biliyorsun. Yazarken fikirlerimi toparlamam biraz zor oluyor ve konuları dağıtıyrum. Ama biraz görüşmeye devam edelim seni herşey hakkında bilgilendireceğim. Dur bak önemli birşeyi unutuyordum. Şimdi Kocamutafapaşa'da oturuyorum ve annemde bizimle kalıyor. Annem işe başladı iş kadını oldu valla. Benden çok maaş alıyor. Kardeşim biraz sürünüyor ama oda iyi sayılır.
korkak ve heyecanlı bir insan olmuşumdur. Dayanamadım ve O'nun çok yoğun ve kötü olduğu bir dönemde hemde birlikte daha hiçbir şey yaşamamışken gittim direk "senden hoşlanıyorum." dedim. O'da aslında beklemediğim kadar umutlandırıcı konuştu benimle ve bana biraz düşünmek istediğini ve zamana ihtiyacı olduğunu söyledi. İnanır mısın çok uzun zamandır bu son 1 hafta boyunca yaşadığım şevki... ne diyeceğimi bilemedim hala etkisindeyim sen düşün artık. Cuma günü yıllık izne çıkacağı için ona güzel bir veda mektubu yazdım belki olumlu cevabıda alırım diye. Aldığım cevap tabi ki genelde olduğu gibi olumsuzdu. İnsan böyle duygular hissettiği bir kadınla nasıl arkadaşlık yapabilir ki. Benden arkadaşı olarak kalmamı istedi. Ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilemedim, hala da bilmiyorum. 3-4 gündür ne uyuabiliyorum ne de yataktan kalkabiliyorum, aklımda milyonlarca düşünce artık yoğunluktan arada sistem çöküyor. Bir ara kendimi cidden kaybettim ve eski berbat lanetli günlerime dönmeyi bile düşündüm. Bu hayır cevabı niye her defasında bu kadar yıkıcı oluyor. O'nu msnden sırf kendisi rahatsız olmasın diye sildim. Şu anda kafam inanılmaz dağınık bu hafta hiç sporada gitmedim. Sağolsun Gwen de bilgisayara virüs bulaştırmış internete de giremiyorum. heeeyyyyyyyyyyyt çok kötüyüm ulennnnn. Neyse şimdi önüme bakmaya çalışıyorum. Denizle ilişkime kaldığım yerden devam etmeye çalışacağım şimdi. Bununla ilgili çalışmalarıma başladım. Bu sefer sıfırdan başlamıyorum en azından. Mesela bir aksilik olmazsa bu hafta birlikte sinemaya gideceğiz. Ama kafamı toplayamıyorum. Sürekli aklıma geliyor, O'nu unutamıyorum. Allahtan yıllık izne gitti belki 2 haftada kafamı biraz toplarım. O kadar uzun süredir bir ilişki yaşamıyorum ki bir kız bana evet dediğinde ne yapacağım benim için bir kabus. Ama sana şunu söyleyebilirim bugün yine kendime geldiğimi hissettim. Bir kız için oturup ağlamayacağıma, çocukluk yapmayacağıma kendimi ikna ettim. Şimdi sanki bu 3 haftalık bence hoş süreci unutup yeniden hayatıma kaldığım yerden devam etmeliyim. Seninle görüşmeyi gerçekten özlemişim ya. İçim rahatladı. Şimdi çok iyi yazamıyorum ama ilerleyen günlerde hem yazılarım düzelir hemde içerikler daha zenginleşir. Seninle bunu zaten daha çok tartışırız. Biraz farklı konulardan konuşalım istersen. Bana inanmayacağını biliyorum ama tam 2 yıl 4 aydır aynı berbat işte çalışıyorum. Okulum 8. sene oldu. Bakalım daha neler var diye düşünüyorum. O kadar çok şey oldu ki seninle görüşmeyeli hepsini toparlamak zor oluyor. Sen zaten beni biliyorsun. Yazarken fikirlerimi toparlamam biraz zor oluyor ve konuları dağıtıyrum. Ama biraz görüşmeye devam edelim seni herşey hakkında bilgilendireceğim. Dur bak önemli birşeyi unutuyordum. Şimdi Kocamutafapaşa'da oturuyorum ve annemde bizimle kalıyor. Annem işe başladı iş kadını oldu valla. Benden çok maaş alıyor. Kardeşim biraz sürünüyor ama oda iyi sayılır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)